Gitar Eğitimi Üzerine

GİTAR EĞİTİMİ

Yrd. Doç. Ertan Birol Gitar Eğitimine Genel Bakış:

Tarih boyunca gitar eğitimi üç unsurdan meydana gelmiştir: Teknik, deşifraj ve repertuar. İleri seviyedeki öğrencilere geçmeden önce yeni başlayanlar için bazı bilgileri vermek yerinde olur.

Müziğe kendini kaptırmaya gönüllü olanların ilk bilmesi gereken şey özveridir. Müziği sadece vakit geçirmek veya eğlenmek için yapanların hiç bir zaman sanatlarıyla insanları doyurmaları mümkün olmamış, icralarının karşılığında sadece kuru bir tebessüm ile, ve belki de küçük bir alkışla yetinmek zorunda kalmışlardır. Gitar için özveride bulunmaya hazır kişi ne yazıktır ki pek de fazla değildir.

Eğer siz buna hazırsanız ve büyük istek duyuyorsanız yapmanız, daha doğrusu uymanız gereken kurallar vardır.

- Kendinize, tam güvenebileceğiniz bir öğretmen bulun. - Öğretmeninizin size tavsiyesi doğrultusunda, günü gününe ve eksiksiz çalışınız. - Sesleri tam duyabilmek için, çalışmaya başlamadan önce telleri tam olarak akortlayınız.

- Ödevlerinizi sesli veya sessiz (konuşur gibi) okuyunuz. - Okurken ve çalarken ağır bir tempoda, ritimleri doğru yaptığınızdan iyice emin olun. - Metronom ile çalışmanızın size büyük yarar sağlayacağını unutmayın. - Tellerinizi, sesler parlaklığını kaybettiği zaman muhakkak değiştiriniz.

Yeni Başlayanlar İçin: Gitara başlangıç daima, genel pozisyonların tanıtımı ve sağ el ile başlanır. Pozisyon konusu iyi çalabilmenin temel koşuludur.

Önce oturuş, bacakların açıklığı, sol ayağın altına veya bacak üstüne konacak yükselti, sol bacağın vücuda göre açısı ve öğrencinin yaşına ve boyuna göre yüksekliği, gitarın sol bacağa yerleştirilmesi, vücuda göre çalgının nasıl durması ve sapın yer düzlemine olan açısı, sağ kolu gitar üzerine yerleştirme, elin tellere yaklaşma açısı, sağ bileğin en serbest şekilde nasıl çalması gerektiği, sağ el parmaklarının tellere en verimli şekilde nasıl yaklaşması ve uzaklığı gibi konular iyice öğrenilmeden çalma işlemine başlamak yanlış olur.

Tırnak törpüleme meselesi öğretmenin öğrenciden duymak istediği ses kalitesi ve sağ el tekniği ile bağlantılıdır. Genelde öğretmenler kendi tarzlarını öğrenciye dikte ettiriyorlarsa da bu bana ters gelmektedir.

Çünkü, tırnak yapısı, vücudun organik kimyasının herkese göre değişik olduğu, el becerisi, tırnak sertliği ve tırnağın kıvrılması gibi konuları düşünerek ideal pozisyon mantığından biraz uzaklaşmak, öğrencinin en iyi verimi nasıl alabileceğinin araştırılması gerekmektedir.

Tele temasın 3 şekli olan, sadece parmak uçları ile, sadece tırnak ile ve tırnak-parmak ucu ile çalma tekniklerinden birini öğrencinin yapısına göre seçmek ( bu konu biraz zaman içerisinde olacaktır ), öğrenciyi bu şekilde yönlendirmek gerekir. Sağ el başlangıç çalışmaları açık tellerde "dayıyarak" (apoyando) ve "çekerek" (tirando) tekniklerinin anlatımı ve küçük çalışmalar ile başlar.

Bu noktada tek ses, arpej, 2 ses, 3 ses, 4 ses, 5 ve 6 sesli akorların nasıl çalınması gerektiği ( artikülasyon ) izah edilir ve tatbikat yaptırılır. Öncelikle şu konu iyi bilinmelidir ki ister dayıyarak, ister çekerek olsun iki teknikten de aynı kalitede ve volümde ses çıkmalıdır.

Bu konu her ne kadar çok zamana gereksinim duysa da, öğrenci daima bunu ideal olarak almalı ve çalışmalarını, tırnak törpüleme şekline ve sağ el tekniğine dikkat ederek ve bu mantıkla yapmalıdır.

Önemli olan sayfa ilerlemek değildir. Gitar gibi estetik değeri yüksek bir çalgıdan en güzel sesi ve müziği duyurabilmektir.

Çoğu kişinin tuzağına düştüğü "hızlı çalınan parça gitaristin kalitesini gösterir mantığı" müziğe ve gitara saygısızlıktır. Eğer öyle olsaydı gitarist-besteciler ( Sor, Aguado, Giuliani, Carulli, Tarrega v.b.) hiç bir zaman ağır parçalar yazmazlardı. Hız konusu teknik ile doğru orantılı bir gelişme gösterir. Günü gününe ve sabırla yapılacak çalışmalar sizi hıza kendiliğinden ulaştırır.

Diğer bir konu da volüm meselesidir. Başlangıçta olan bir öğrenciden bunu istemek bazı sorunları beraberinde getirir. Müziği tam hakkı olan volüm ve nüansları ile çalması istendiğinde öğrencilerin çoğu sağ el pozisyonunu kaybetmekte ve o alışkanlıkla devam edip ilerde düzeltilmesi çok zor bir durum ortaya çıkmaktadır.

Bunun için en az iki yıl düşük bir volümle ama sağ el pozisyonuna ve tuşeye dikkat ederek çalışmanızı öneririm. Sağ el çalma pozisyonu ( tuşe ) konusunda söylenecek şeylerin başında elin kapalı olması, parmakların ayrık bir şekilde hareket etmemesi, küçük hareketler ile çalma, parmağın orta eklemini ( ikinci eklem ) kullanma, baş parmağın diğerlerinden ayrık durması, avuç içi yönünde hareket etmesinin önlenmesi ve tele dokunduğu zaman işaret parmağı üzerine düşecek şekilde çalması gelmektedir. Sol el konusuna başlangıç için çok değişik fikirler mevcuttur.

Tarihe baktığımız zaman büyük ustaların sol ele birinci pozisyondan başladığını görüyoruz. Örneğin Sor, Carulli, Aguado, Coste v.b. Burada şu fikirler ön plana çıkmaktadır: Öncelikle birinci pozisyondaki doğal sesleri öğreterek ve buna uygun pozisyon çalışması yaptırarak biran önce öğrenciye basit de olsa melodik birşeyler çaldırmak, dolayısı ile gitarın zorluklarını kamufle etmek, öğrenciyi gitara bağlamak.

Bir diğer sistem beşinci veya yedinci pozisyondan başlayarak ( Kol açıklığı burada daha dar olduğu için ) önce pozisyon çalışması yaptırıp, sonra melodi çaldırma sistemidir. Bir diğer öğretme sistemi ise sol eli her bir telde, onikinci pozisyona kadar kromatik olarak çalıştırmaya yönelik sistemdir ki bunu Tarrega ekolüne bağlı olan Emilio Pujol'un metodunda görmekteyiz. Ayrıca gitara akorları öğretmekle başlayan öğretmenler de vardır.

Savundukları nokta: " Gitar akorlarla çalınan bir çalgı olduğu için sol eli hem buna hazırlamak, hem de kuvvetlendirmek için akorları öğreterek başlamak gerekir" diyerek ve öğrencinin daha sonra klasik, pop, caz müziğini tercihinde serbest kalmasını, böylece daha üretken olmasını temin gayesi gütmektedirler. Hangi sistem olursa olsun değişmeyecek konuların başında sol elin daima tellere mümkün olduğu kadar yakın ve paralel durması, artikülasyonun ise küçük hareketlerle yapılması gelir.

Sol elin tellere en yakın bir noktada ve açık olarak tutulması, her parmağın diğerlerinden bağımsız olarak hareket etmesi, parmakların yuvarlak bir şekilde ve bütün eklemlerden yardım alacak şekilde tele basması gerekir. Sadece en uç eklemden ( üçüncü eklem ) yardım alanların ilerki yıllarda çalacakları zorlu parçalarda nasıl başarısız oldukları malumdur. Başlangıç safhasında karşılaşılan problemlerin biri de, 2 veya daha çok sesin aynı anda basılmasında öğrencinin karşılaştığı sorunlardır.

Burada söz konusu olan parmakların senkronizasyonudur. Parmaklar bağımsız hareket etmeye başlayana kadar bu tarz çalışmalara devam etmek gerekmektedir. Sol el 3. ve 4. parmaklarının ayrılması ise birçoklarına göre sertlikle halledilecek bir şey gibi görünür.

Halbuki gitarda ileri seviyelerdeki parçaları çalabilmek yumuşaklık ve elastikiyet gerektirdiğinden bu alışkanlığı daha yeni başlarken kazanmakta fayda vardır.

Bunun için çok kontrollü ve el pozisyonlarına çok dikkat ederek mümkün olan en ağır bir tempoda çalışmak gerekir.

Bu şekilde beynin ve parmakların, çalınması gereken notaları ve pozisyonları hafızaya almaları için ihtiyaç duydukları zaman verilmiş olur.

Yukarda anlattığım temel teknik konuları tatbik etmek için küçük melodik yapılar ile hazırlanan ve yeni başlayanlara malzeme niteliği taşıyan "GİTARA GİRİŞ" kitabından başlamayı, daha sonraki metotlara ( Sor, Aguado, Carulli, Giuliani, Coste v.b.) daha çabuk uyum ve teknik alt yapı için tavsiye ediyorum.

Kitabın özelliği bilhassa 8-10 yaş grubu çocuklara sıkılmadan, ümitsizliğe düşmeden basit yapılarda temel teknikleri öğrenmeleri ve melodik yapılarda bunları tatbik etmelerine imkan vermek suretiyle, daha sonra başlanacak büyük ustaların eğitim metotlarına, etütlerine, repertuarlarına daha çabuk adapte olmalarını sağlamaktır.

İleri Seviyedeki Öğrenciler İçin: Artık yeterli temel tekniğe sahip olduğunu düşüneceğimiz bu grup öğrencilere söylenecek çok az şey var. Günlük çalışmalarınızı, kaç saat çalışırsanız çalışınız, daima üçe bölün. Teknik, deşifraj, repertuar. Teknik: Her müzisyenin gayesi olan iyi ve güzel müzik yapmak sadece parçaları çalışmakla mümkün olmamaktadır.

Herşeyden önce ellerin, parmakların, vücudun, hatta beynin hazırlanması ve bunun için de öncelikle bu gayeye uygun egzersizleri veya çalışmaları yapmak, daha sonra uğraşılacak parçalara hazır hale getirmek gerekir. Bu teknik hazırlık ana 9 gruptan meydana gelir. Bunlar: 1- Sağ el; 2- Sol el; 3- Gam; 4- Akor çalma ve "p"; 5- Arpej; 6- Akorsal arpej; 7- Bare; 8- Bağlılar; 9- 2 ses çalışmalarıdır. İyi bir icracı için günlük çalışmalarda bu 9 bölümdeki çalışmaları eşit zaman ve dikkat harcıyarak yapmak, her gün geliştiğini görmek, sabırlı olmak çok önemlidir.

"Gitar Tekniği - Günlük Formüller" kitabının önsözünde yazdığım gibi zaman ve ihtiyacı göz arkası etmeden 9 ana başlıktan herbirine ait bu formüllerden hergün değişik birkaçını alarak çalışmanızı öneririm. Bu şekilde kısa zaman periyotları içinde çok formül yapılmış olur.

Deşifraj: Günün gitaristinin sorunlarının en başında deşifraj, hızlı deşifraj, literatür eksikliği, hatta müzik ve gitar tarihi hakkında az şey bilmesi gelmektedir. 16.Y.Y.'dan günümüze yazılı olarak ulaşmış eserler, besteciler, devirlere ait özellikler, biçimler v.b. pek çok gitarist için karanlıkta kalmış konulardır.

Bu meseleye çözüm ise, sistematik olarak deşifre yapmak ve öğretmeninizden gerekli bilgileri almanız olmalıdır.

Deşifre edilen parça tam hızında, tam vurgusunda, tam müzikalitesinde olmayabilir. Ama kazanılacak şey, uzun vadede kendini gösterir. İlk yıllarda çok zorlu geçecek bu çalışmalar ile birkaç yıl sonra öğretmeninizin hata bulamayacağı bir deşifre yeteneğini geliştirebilirsiniz.

Her hafta bir parça, veya bir sayfa ödev devri tarihe karışmıştır ve ne kadar çok parça deşifre ederseniz o kadar tekniğe, bilgiye, repertuara sahip olabilirsiniz.

Repertuar: Gitarda repertuar çalışmaları 2 ana bölümden meydana gelir. 1- Etütler; 2- Değişik dönemlere ait eserler. Etütler, önceden yapmış olduğunuz ve ihtiyacınız olan teknik formülleri öğretici, pekiştirici küçük formda (etüt veya prelüd formu gibi) parçalara uygulayarak daha büyük formlara veya parçalara kendinizi hazırlamanızı sağlar.

Bunlar çoğu kez konserlerinizde de kullanacağınız, aşırıya kaçmadan, dinleyiciyi sıkmadan ona teknik yeterliliğinizi göstereceğiniz parçalardır. İlk defa ele aldığınız bir etüdü çok ağır bir tempoda, metronoma bağlı kalarak ve müziğinin gerektirdiği nüans ve anlatıma dikkat ederek çalışınız. Bu esnada sağ ve sol el duatelerine dikkat ediniz. Bu, elinizdeki edisyonun aynısını tatbik etmelisiniz demek değildir. Önceliği daima öğretmeninize veriniz.

Yayındaki mantık dışı duate öğretmeniniz tarafından düzeltilecektir. Deşifre edip ezberlediğiniz bu etüdü artık kendi hızında, en temiz şekilde çalmak için hergün tekrar ederek istenen en üst noktaya çıkarınız ve etüt hangi teknik soruna cevap arıyorsa teknik çalışırken bu etüdü de çalınız. Eserlere ait günlük çalışmalar, bir bütünü tamamlamaya yöneliktir.

Bu şu demektir: Bir yıl içerisinde sınava, konsere veya başka bir performans icrası için hazırlanması gereken repertuar yılın başında öğretmen veya sizin tarafınızdan belirlenir ve günlük, haftalık, aylık çalışmalar buna göre ayarlanır. Herşeyi ile hazır parçayı hergün en az bir defa çalmak sizi yeniden hatırlama veya teknik sorunlardan kurtarır. Eserlerin seçimi için şunu belirtmekte yarar vardır.

İyi bir gitarist hiç bir zaman " Ben bu besteciyi sevmiyorum ve çalmak istemiyorum" deme lüksüne sahip değildir. Düşünülmesi gereken dinleyicidir. Dinleyici gitaristten her çağa ait eserleri dinleyebilmelidir ve bu şekilde ancak gitarist hakkında gerçek bir fikre sahip olabilir.

Gitarist parçayı ve ait olduğu çağı iyi anlamalı, bestecinin istediği herbir şeye saygılı olarak yansıtmalıdır. Sınavlardaki en dikkat çekici vasıf budur ve eğer gitarist her dönemi doğru yansıtıyorsa o, jüri gözünde en iyi öğrenci sayılır.

Yıllık program düşünülürken 16.YY, 17YY, 18.-19.YY, 20.YY ve etütler dikkatli ve öğrencinin seviyesine göre hazırlanmalıdır. Bazen karşılaştığımız şu soruna dikkatinizi çekerim: Teknik bakımdan hayli ileri bir öğrenci yeterli teorik ve müzik tarihine ait bilgilerle donanımlı olmadığı için örneğin bir 16.YY. parçasını bir Tarrega, bir Torroba gibi icra etmektedir.

Bu, o müziği anlamadığını veya anlamak istemediğini ortaya koyar ki öğretmenlerin ikileme düştüğü zor durumların en önemlisidir. Gayet tabidir ki yetenekli öğrenciyi her öğretmen ister. Fakat onu yönlendirmek hem zor, hem de tehlikeli bir iştir.

Zorluğu, isteneni hemen yapabilen bu öğrenciyi müzikal ve teorik bakımdan donatmak için verilen ödevlerden sıkılması, tehlikesi ise biraz duraklattığınız zaman gene sıkılıp gitarı terk edebilecek duruma gelmesidir. Genel bilgileri ve çalma ödevlerini paralel yürütmek zorunluluğu vardır.

Zaman faktörünü göz ardı etmeden ciddiyetle ve dikkatli sürdüreceğiniz çalışmalarda tüm öğretmen arkadaşlara ve gitarist adayı gençlere iyi çalışmalar dilerim.